Biz bu muyuz?

Biz bu muyuz?
ahmet yenilmez

ahmet yenilmez

Bugünkü yazımda da mesleğim, ahlakım ve inancım gereği tarihe not düşmeye devam edeceğim.

Gün gelecek milli, muhafazakâr camiada bu konular konuşulup yazılmak istendiğinde, “Bu milliyetçiler, muhafazakârlar da medeniyet demişler, kültür demişler ama hiç bir şey de yapmamışlar!” demesinler.

Başlarda bu konuları konuşan idareci, vekil hatta bakan olan dostlarımızın daha sonrasında, sanırım bu konulara eğilmeye vakitleri kalmıyor(!) Çünkü ne zaman makamlarından inip tekrar yanımıza gelseler, ‘’Neden bu konulara eğilmediniz?” dediğimizde, ya sustular ya da, ‘’Kardeş, hiç bildiğin gibi değil” diyerek görünmezlik örtüsünü örttüler konuların üstüne! En acısı da, ya, “Aman bize ses çıkarmasınlar!” diyerek birilerini makamlarında ağırlayıp pohpohladılar ya, “Zaten bizim camiada bu işlerden anlayan yok’’ ya da, “Nasıl olsa bizim taban biz ne yaparsak yapalım sesini çıkarmaz’’ diyerek mevcut gidişata devam etmeyi tercih ettiler!

Nihayetinde Kültür Bakanlığı Turizm ile birleştirilip Kültür ve Turizm Bakanlığı oldu. Ekonomimizin lokomotiflerinden biri de turizm olunca kültür zaten öncelik değildi tamamen kayboldu!

2000’li yıllara kadar caminin hocası itibarsızlaştırıldı, Kur’an kursları tartışıldı, çocuklar televizyonların başına mahkûm edildi, sonra da mahalleye sinekkaydı tıraşlı, ütülü pantolonlu, güzel konuşan birileri imam adı altında geldi olanlar oldu!

Hadi gelin size bir soru, o başından ayrılmadığınız dizilerin, salonları doldurup ikincisini, üçüncüsünü hatta dördüncüsünü çektirdiğiniz sinema filmlerinin bir tek sahnesinde neden hakkıyla bir ezan okunmaz da, ezan orada minarede komedi unsurunun gereği hoparlörü kullanmak için bir vesile kılınır ya da köyün hocası sadece uydurma bir yağmur duası sahnesinde dört eşliliği vurgulanarak komik duruma düşürülür! Misaller çok, ama lütfen “Hükümet Kadın 2” filmini eğlenmek, gülmek adına izlerken bir de farklı açılardan değerlendirerek izleyin bakalım satır altı mesajlar genç beyinlere nasıl işleniyor!

Pek çok yabancı film ya da dizide aile yemek masasına oturduğunda, dua ile başlarken bizim dizilerimizde bir tek sahne böyle başlamaz? Yine pek çoğunda Pazar günleri aile kiliseye giderken, komedi dahi olsa saygıda kusur edilmezken, sizin başından ayrılmadığınız dizilerde, birincisinin ikincisinin, üçüncüsünün hatta dördüncüsünün çekilmesine vesile olduğunuz sinema filmlerinde bir tek Cuma namazı konu edilmez. (Hatta kilise papazını komik unsur olarak ilk defa, bir Türk filmi olan “Yahşi Batı”da gördüm.)

O başından ayrılmadığınız diziler, o sinema filmlerinin çoğu İstanbul’da çekilmesine rağmen, acaba neden bir tanesinde Eyüp Sultan, Fatih Sultan Mehmet’in kabri, Sultanahmet, Süleymaniye Camii, dünyanın en eski mabetlerinden Ayasofya Camii görünmez, önlerinde bir tek sahne çekilmez?

Evet, bir “Deli Yürek” vardı, mahalle aşkını anlatan bir “Acı Hayat” vardı, aradan onca zaman geçmesine rağmen unutulmayan bir “Ekmek Teknesi” vardı, hatta namazdaki Nusrettin Baba’nın önünden bilgisayarın faresini çeken muzip kızları vardı, inanca ve ahlaka asla saygısızlık etmeden yapılanlar vardı.

Sinemada eksiği gediği ile rahmetli Yücel Çakmaklı’nın “Minyeli Abdullah”, “Memleketim” filmleri vardı, devamı gelmedi mi, geldi, imkanlarını zorlayarak birkaç yürekli insan film çekti ama ya gösterime çıkamadı ya da kenar köşe salonlara atıldılar!

Köklü bir camianın ‘’Güneş Ne Zaman Doğacak’’ filminden sonra ancak ‘’Kafes’’ ve şimdi de “Sevdam Gözlerinde Kaldı” adlı bir kaç sinema filmi oldu! Acaba kitlelere ulaşabildi mi yeni nesil ne kadar sanatın içine çekilebildi, sinemalarda kaç kişinin seyrettiğini merak edenler internete girip baksınlar! Dizi yayınlayacak bir kanalı da yok, çünkü temsil makamında olanların böyle bir derdi olmadı, böyle bir dertleri yok yok yok!

Gelelim en acı noktaya, çarpık akrabalık ilişkilerinin, ahlaksızlıkların konu edildiği diziler Ortadoğu’ya Balkanlar’a ve dünyanın çeşitli ülkelerine satılıyor ve oralardaki insanlara ulaşıyor.

Kendimize soralım, o dizileri, filmleri seyredenler bizi nasıl tanıyorlar? Bizi seyrettikleri gibi bileceklerine göre, BİZ BU MUYUZ?

 

Bir Cevap Yazın