F5 HABER İLE İSTANBUL’DA ULAŞIMA DAİR

Oyuncu Ahmet Yenilmez, kültür ve sanatın İstanbul merkezli yürütülmesi gerektiğini ifade ederek ulaşım konusunda da İstanbul’daki ulaşımın Paris’teki ulaşımdan daha rahat ve muhteşem olduğunu söyledi.

ahmet yenilmez

ahmet yenilmez

Türk tiyatrocu, aktör, şair ve yazar olan Ahmet Yenilmez 20 Aralık 1966’da Ordu’da doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdi. Üniversite yıllarında tiyatroyla ilgilenmeye başlayan Ahmet Yenilmez Deli Yürek, Ekmek Teknesi, Acı Hayat gibi birçok dizide rol aldı. Ankara’daki Sanat Merkezi’nin kuruculuğunu yapan Yenilmez, oyunculuğa devam ediyor.

Tiyatro oyunları, oyunculuğu ve şiirleriyle tanınan yazar ve şair Ahmet Yenilmez, 10’da 10 röportajımızda, kültür ve sanatın İstanbul merkezli yürütülmesi gerektiğini söyledi.

1. İstanbul’u hiç görmemiş birine şehri nasıl anlatırsınız?

İstanbul’u birine anlatmanıza gerek yok. İstanbul ne eder eder, İstanbul’a geleceğinizi hissettiği an, çok güzel bir kadın gibi sizi peşine takar. İstanbul’un peşinde nefesinizin yettiği kadar dolaşırsınız. Çok kalabalıktır peşi, çok sevdalısı vardır. O sevdalılardan biri olursunuz. Ömrünüz o güzelin peşinde dolaşmakla, onu seyretmekle geçer gider.

2. İstanbul dünya tarihi için çok önemli bir şehir. Peki, sizin için önemi nedir?

İstanbul, dünyanın başkentidir. İstanbul’dan dünya yönetilmiyorsa o dünyada bir sıkıntı vardır. Dünyanın İstanbul’dan yönetildiği döneme ve ihtiyarlayıp, yorulup, bir nefes alayım dediği döneme bakın. O yüzden dünyanın İstanbul’dan yönetildiği günleri özlüyorum.

3. İstanbul’da sizi en çok mutlu eden yer neresi? Şehirden uzak kaldığınızda en çok neye özlem duyuyorsunuz?

Peşine takıldığınız sevgilinin nerede olduğu sizi ilgilendirmez ki! O yüzden mekânın önemi yok. Sevgili nerede duruyorsa orada mutlusunuzdur. Kâh Kız Kulesi’nin karşısında, kâh Eyüp Sultan Camii’nin önünde, kâh Yeditepe’den birinde durur. İstanbul şımarık bir güzel. Öyle bir güzel ki, dünyanın gözü onun üstünde. Artık İstanbul’a âşık olmuşsan, onun durduğu yer güzeldir. Güzelin kaşı güzeldir, gözü güzeldir, saçı güzeldir, her şeyi güzeldir.

4. Son yıllarda İstanbul’da en büyük gelişmenin hangi konuda yaşandığını düşünüyorsunuz?

Ulaşım muhteşem. Şapka çıkartıyorum ve susuyorum. Sarıyer’den Fatih’e gelirken farklı bir yoldan ve yaklaşık 6 tane tünelden geçtik. Arkadaşlara sordum bunlar ne zaman yapıldı? Biri 6 yıl önce, biri 4 yıl önce yapılmış. Yurt dışından örnek aldığımız gelişmiş ülkelerde de gördüm ve iddia ediyorum; Paris’te arabanızla Türkiye’deki gibi rahat gezemezsiniz. Eskiden trafikte kaldığınızda sıkılıyordunuz, bunalıyordunuz, insanlar agresifleşiyordu. Şimdi öyle değil ki! TEM tıkalıysa çevreyolu, çevreyolu tıkalıysa, Dolmabahçe’nin altından tünele geçiş var. İmkânlar geniş. Eskiden her yere geç kalınırdı. Şimdi biniyorsunuz 3 dakika içinde karşıya geçiyorsunuz.

5. İstanbul’da yaşayan biri olarak karşılaştığınız sıkıntılar nelerdir? Bu sıkıntıların çözülebilmesi için öneriniz var mı?

Bizim ülke olarak sıkıntımız var; aidiyet ve mensubiyet duygusunu kaybettik. İnsanlarımız hangi şehre ait olduklarını bir bilseler; ne o poşetleri dışarı atacaklar ne de çeşmelerinin önünden bakmadan geçmeyecekler. Biz İstanbul’a aitiz ama İstanbul’a ait olmanın ne anlama geldiğini bilmiyoruz. İstanbul, ortasından deniz geçen dünyadaki tek şehir. Birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış. Dünyanın en iyi yönetmenleri mimarlardan çıkmıştır. Ben Belediye Başkanımız Kadir Topbaş’tan bir şey rica ediyorum; tiyatrolarda ve konserlerde 10 sene boyunca sadece İstanbul anlatılsın. Dolmabahçe Sarayı, Rumeli Kavağı, Anadolu Kavağı anlatılsın. İnsanın İstanbul’a aitliği açısından bakılırsa, mutlaka anlatılacak hikâyeler bulunur. Zenci Musa var bilinmez. 20 dakikalık bir tanıtımı var. Sadece Sudanlı bir zenci. Herkes bunu bir kere izlese, ne demek istediğimi anlar. İzlense Afrika’daki insanlar buraya koşacaktır. Ne Rusya ne de başkalarına ihtiyacımız kalacak. Sadece zenci Musa diyorum.

6. İstanbullu olmanın olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?

Tabi nereden baktığınıza bağlı, olumsuz yönü olarak kendine vakit ayırmamak olabilir. Şunu da yapsam, onu da yapsam diyorum, bir bakıyorum yaş 50 olmuş. Eskisi gibi sahnede üç saat kalamıyorsun. Dolayısıyla üzülüyorsun. Diyorsun ki; “keşke İstanbul’u daha önce tanısaydım”.

7. Sizce, İstanbul kültür – sanat dünyası için ne anlam ifade ediyor?

Kültürün, sanatın ve dünyanın İstanbul’dan idare edilme zorunluluğu olmalı. Sanatta, edebiyatta, ticarette, kadın erkek ilişkisinde, modada İstanbul ahlakına, zarafetine ve diline ihtiyaç vardır. Ben Almanya’ya gittim ve ilk paketlenmiş binayı orada gördüm. Baktım, koskocaman bina paketlenmiş. Ne olduğunu sordum. Hitlerin meclisi olduğunu söylediler. Ne yaptıklarını sordum, restore ediyorlarmış. Başkent Berlin’e taşınacak, meclis de Hitlerin meclisi olacakmış.

8. İstanbul’un en önemli mimari yapısı sizce hangisidir?

Aslında bu soruya cevap vermek istemem. Başta pergelimizin ucunu üzerine koymak zorunda olduğumuz Ayasofya Camii’dir. Dünyanın mimari harikası ve İstanbul’daki bütün binaların dedesidir. Birini öne çıkarmak değer anlamında değil de, hürmet gerektiren en yaşlısı olduğu için Ayasofya diyorum.

9. Sizce, İstanbul’u en iyi anlatan sanat dalı hangisidir? Bize bir örnek verebilir misiniz?

Bütün sanatlar birbirleriyle yarışır. Zaman zaman meddahlar da iyi anlatmıştır İstanbul’u. Bizim roman kültürümüz yok ama Ahmet Hamdi Tanpınar ve Yahya Kemal Beyatlı güzel anlatmıştır. Edebiyatçılar anlatmıştır. Tabii sinema ve tiyatronun da içinde olduğu edebiyat üst kimlik taşır. Aynı zamanda resim de bir edebiyattır, bir öykü, bir hikâye anlatır. Kısaca bunların hepsi İstanbul’u güzel anlatmıştır.

10. Seçme şansınız olsaydı, İstanbul’un hangi mekân ve zamanında yaşamayı hayal ederdiniz?

Ben uçuk bir adamım. İstediğim yerde yaşarım. Elhamdülillah ne arzu ettiysem onu başardım. Haddimi aşmadım o yüzden istediklerim de hadsizlik değildi. En istediğim yer Sarıyer’de yaşamaktı o da oldu. Biz Karadenizlilere denizi görmek yetmez. Biz yaylayı görmek istediğimizde yaylamıza çıkarız. Eker biçer karnımızı doyururuz. Kimseye meramını anlatamaz Karadenizliler. Kimse tarafından anlaşılmayınca da onu anlayan tek kişi vardır, o da Karadeniz. Sinirlendiğiniz zaman onun dalgasına bakarsınız, anlarsınız. Sabahları sakin denize bakıp rahatlarsınız. O dengeyi kurmak için Sarıyer’de oturuyorum. Stüdyom Fatih’te. Çünkü benim için İstanbul demek Fatih demektir. O yüzden dediğim gibi dünyanın İstanbul’dan yönetildiği günlerde yaşamak isterdim.

Röportaj: Melek Kurumahmutoğlu

Kaynak: https://www.f5haber.com/istanbul-ajansi/ahmet-yenilmez-istanbul-un-ulasimi-muhtesem-haberi-5648663/

Bir Cevap Yazın